Yaygın ama yanlış: veri merkezleriyle ilgili inanışlar.
Veri merkezleri, çoğu şirketin hiç görmediği ama sistemlerinin üzerinde çalıştığı tesislerdir. Bu görünmezlik, bazı yanlış varsayımlara zemin hazırlar.
"Veri merkezinde kesinti olmaz"
Gerçek: İyi bir veri merkezi kesinti olasılığını çok düşürür ama sıfırlamaz. Elektrik altyapısı arızaları, soğutma sorunları, ağ kesintileri ve insan hataları yaşanır.
Sonuç: Tek bir veri merkezine bağlı olmak da bir tek nokta arızasıdır.
"Sunucu odamız da veri merkezi sayılır"
Gerçek: Bir veri merkezinde yedekli elektrik, jeneratör, endüstriyel soğutma, ekipmana özel yangın söndürme, katmanlı fiziksel güvenlik ve yedekli internet bağlantısı bulunur. Bir ofis odası bunların hiçbirini sağlamaz.
"Sertifikası varsa her şey mükemmeldir"
Gerçek: Sertifika, belirli süreçlerin tanımlı olduğunu belgeler; kesintisiz hizmeti garanti etmez. İşletme disiplini, destek kalitesi ve iletişim, sertifikanın ölçmediği ama pratikte belirleyici olan unsurlardır.
"Seviye 4 tesis her zaman daha iyidir"
Gerçek: Daha yüksek seviye daha yüksek maliyet demektir. Her sistem için en yüksek seviye gerekmez; kesinti toleransınıza uygun seviyeyi seçmek daha ekonomiktir.
"Veri merkezi verilerimi yedekliyor"
Gerçek: Veri merkezi altyapıyı sağlar; verilerinizin yedeklenmesi sizin ya da hizmet sağlayıcınızın sorumluluğundadır.
Kolokasyonda bu tamamen sizdedir.
"Fiziksel güvenlik önemli değil, yazılım güvenliği yeterli"
Gerçek: Sunucuya fiziksel erişim sağlayan biri, disk çıkarabilir, yeniden başlatarak erişim elde edebilir ya da ağa doğrudan bağlanabilir. Yazılım önlemleri bunları engellemez.
"Yurt dışı veri merkezleri her zaman daha iyi"
Gerçek: Büyük ölçek avantajları vardır ama yerel kullanıcı gecikmesi, destek dili, hukuki muhataplık, kur riski ve uyum gereksinimleri açısından dezavantajlar taşır.
"Tesisi görmeye gerek yok, sertifikaları var"
Gerçek: Bir tesisin genel düzeni, kablo yönetimi, temizliği ve personelin bilgi düzeyi, işletme kalitesi hakkında belgelerden daha doğrudan bilgi verir.
Ayrıca: Ziyarete izin vermeyen bir tesis, kendi başına bir soru işaretidir.
"Kolokasyon daha ucuzdur"
Gerçek: Kolokasyonda donanım yatırımı, yenileme, arıza müdahalesi ve yönetim size aittir. Toplam maliyet, kiralık sunucudan yüksek olabilir.
Doğrusu: Kolokasyon, donanıma sahip olmanın somut bir gerekçesi olduğunda anlamlıdır.
"Elektrik gücü sınırsız"
Gerçek: Kolokasyonda kabin başına tahsis edilen bir güç sınırı vardır ve yoğun donanım bu sınırı hızla aşar. Aşım hâlinde ek ücret ya da ekipman ekleyememe sorunu doğar.
"Uzaktan her şeyi halledebilirim"
Gerçek: Disk değişimi, kablo sorunu ya da donanım arızası fiziksel müdahale gerektirir. Uzaktan el hizmeti yoksa tesise gitmeniz gerekir.
"Veri merkezi konumu önemli değil"
Gerçek: Konum hem gecikmeyi hem mevzuat uyumunu hem de fiziksel erişim kolaylığını etkiler. Ayrıca doğal afet riski de bir değerlendirme kalemidir.
"Yedeklerimiz de aynı tesiste, sorun değil"
Gerçek: Tesis düzeyinde bir olay (yangın, elektrik altyapısı arızası, erişim kaybı) hem sistemi hem yedeği aynı anda etkiler.
Doğrusu: Yedeklerin bir kopyası farklı bir tesiste tutulmalıdır.
"Sağlayıcım hangi tesisi kullanıyor, bilmeme gerek yok"
Gerçek: Sağlayıcınızın hizmet kalitesi, kullandığı tesisin niteliğine bağlıdır. Ayrıca veri konumu ve denetim soruları için bu bilgiye ihtiyacınız olur.
"Yeşil/verimli tesis pazarlama söylemi"
Gerçek: Enerji verimliliği, işletme maliyetini ve dolayısıyla fiyatı doğrudan etkiler. Ayrıca kurumsal sürdürülebilirlik raporlamalarında giderek daha çok soruluyor.
Ortak ders
Bu yanılgıların çoğu aynı noktaya çıkar: altyapının görünmez olması, sorgulanmamasına yol açıyor.
Şu üç soru, listenin büyük kısmını etkisiz kılar:
- Sistemlerimiz hangi tesiste barınıyor?
- O tesisin altyapısı ve taahhütleri neler?
- Yedeklerimiz aynı tesiste mi?
Yorumlar (0)
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yazın.
Yorum yaz