Kurumunuz ne kadar dijital? Üç dakikalık ölçümle öğrenin. Endeksinizi ölçün →
Thro

Süreklilik Hakkında Yanlış Bilinenler

Yaygın ama yanlış: süreklilikle ilgili en sık duyulan inanışlar.

Süreklilik, bir olay yaşanana kadar soyut kalan bir konudur. Bu soyutluk, gerçekle örtüşmeyen varsayımlara zemin hazırlar.

"Yedeğimiz var, süreklilik sağlandı"

Gerçek: Yedek, veriyi kurtarır ama süreklilik sağlamaz. Sorular:

  • Geri yükleme ne kadar sürer?
  • Bu süre kabul edilebilir mi?
  • O sırada iş nasıl yürüyecek?
  • Yedek gerçekten çalışıyor mu?

"Buluta geçtik, kesinti olmaz"

Gerçek: Bulut sağlayıcıları da kesinti yaşar. Ayrıca çoğu kesinti sağlayıcıdan değil, müşterinin yapılandırmasından kaynaklanır.

Doğrusu: Bulut yedekliliği tasarlanmalıdır; otomatik gelmez.

"RAID var, veri güvende"

Gerçek: RAID disk arızasına karşı korur; silme, şifreleme, bozulma ve sistem kaybına karşı işe yaramaz.

"SLA'mız var, sağlayıcı garanti veriyor"

Gerçek: SLA, kesinti olmayacağını değil belirli bir oranın aşılmayacağını taahhüt eder. Telafi de hizmet bedeliyle sınırlıdır; ticari kaybınızı karşılamaz.

"Planımız var" (test edilmemiş)

Gerçek: Test edilmemiş bir plan, çalışacağı varsayılan bir belgedir. Tatbikatlarda neredeyse her zaman eksikler bulunur.

"Bir şey olursa hallederiz"

Gerçek: Kriz anında düşünmek, hazırlıklı olmaktan kat kat yavaştır. Ayrıca baskı altında yanlış kararlar verilir — ilk müdahalede yapılan hatalar durumu kötüleştirebilir.

"Kritik sistemimiz yok"

Gerçek: Şu testi yapın: her sistemi tek tek kapattığınızı hayal edin ve hangi işlerin duracağını yazın. Sonuç genelde şaşırtıcıdır.

"Kesinti nadiren olur"

Gerçek: Kesintilerin çoğu büyük felaketlerden değil sıradan olaylardan doğar: bir güncelleme, dolan bir disk, süresi dolan bir sertifika, ödenmemiş bir fatura.

"IT'nin işi, bizi ilgilendirmez"

Gerçek: Kabul edilebilir kesinti süresi ve veri kaybı, iş kararlarıdır. BT bunları teknik çözüme çevirir ama hedefi iş tarafı koyar.

"Her sistem için sıfır kesinti hedefleyelim"

Gerçek: Bu, karşılanamaz bir maliyet demektir. Sistemler kritikliğine göre farklılaştırılmalıdır.

"Sistem yöneticimiz halleder"

Gerçek: O kişi izinde, hasta ya da ulaşılamaz olabilir. Ayrıca tek kişiye bağlılık, kendisi bir süreklilik riskidir.

"Yedeklerimiz sağlayıcıda, güvende"

Gerçek: Sağlayıcıyla bir sorun (ödeme, hesap kilidi, uyuşmazlık) yaşandığında hem sisteminize hem yedeğinize erişemezsiniz.

Doğrusu: Yedeklerin bir kopyası sağlayıcıdan bağımsız olmalıdır.

"Manuel çalışamayız, sistem şart"

Gerçek: Kısıtlı da olsa bir alternatif genelde mümkündür: kâğıt üzerinde sipariş, telefonla teyit, yerel kopyalardan çalışma.

Doğrusu: Bu alternatifleri önceden tanımlamak, kesinti maliyetini belirgin biçimde azaltır.

"Felaket kurtarma planı = süreklilik planı"

Gerçek: Felaket kurtarma teknik geri getirmeyi kapsar; iş sürekliliği ise sistem yokken faaliyetin nasıl süreceğini de içerir.

"Yedekliliğimiz var, test etmeye gerek yok"

Gerçek: Yedekli sistemler de bozulur: devretme yapılandırması hatalı olabilir, ikincil sistem güncellenmemiş olabilir, kopya çalışmıyor olabilir.

"Kesinti maliyetini hesaplamak zor, boş verelim"

Gerçek: Kaba bir hesap bile karar vermeyi kolaylaştırır. Kesin rakam gerekmez; büyüklük mertebesi yeterlidir.

Ortak ders

Bu yanılgıların çoğu aynı noktadan doğar: süreklilik, bir ürün ya da araç değil bir hazırlık düzeyidir.

Hazırlık düzeyinizi ölçmenin en pratik yolu, şu üç soruyu cevaplamaktır:

  1. En kritik sistemimiz şu anda kaybedilse, ne kadar sürede geri gelir? (Ölçtünüz mü?)
  2. Ne kadar veri kaybederiz? (Biliyor musunuz?)
  3. O süre boyunca iş nasıl yürür? (Yazılı mı?)

Üçüne de net cevap veremiyorsanız, süreklilik planınız henüz yok demektir.

Paylaş:
T
Thro
Thro · 12 Ağustos 2026

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yazın.

Yorum yaz